Maçta şortunu indirdi…

Aralık 1st, 2009

İskoçya Futbol Ligi’nde önceki gün oynanan Aberdeen-Glasgow Rangers maçında şortunu indiren İspanyol futbolcu Nacho Novo’nun görüntüleri incelemeye alındı.

Pittodrie Stadı’nda yapılan ve evsahibi Aberdeen’in 17. dakikada Lee Miller’in attığı golle 1-0 kazandığı karşılaşmada,Glasgow Rangers’ın 30 yaşındaki oyuncusu Novo’nun Aberdeen taraftarlarına sırtını dönerek yürüdüğü sırada şortunu indirmesi tartışmalara yol açtı.

İngiliz ve İskoç ulusal televizyon kanallarının spor bültenlerinde geniş yer verdiği görüntüler incelemeye alınırken, İspanyol forvetin disiplin cezası alabileceği belirtildi.

Bayanlar Basketbol Ligi… Galatasaray: 77 – Fenerbahçe: 84

Aralık 1st, 2009

Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi’ndeki derbi maçta Fenerbahçe, ezeli rakibi Galatasaray’ı deplasmanda 84-77 yenerek, namağlup unvanını sürdürdü.

Karşılaşmaya iki takım da istekli başlarken ilk dakikalardan itibaren Fenerbahçe oyuna ağırlığını koydu. Özellikle dış atışlarda yüksek isabet yüzdesiyle oynayan Fenerbahçe, Taylor ve Powell ile bulduğu basketlerle 5.

dakikayı 15-11 önde geçti. İyi mücadele eden ve farkın açılmasına izin vermeyen Galatasaray, Leuchanka’nın gayretleriyle son dakika içinde farkı 2 sayıya indirirken, ilk periyot da 22-20 Fenerbahçe’nin üstünlüğü ile geçildi.

İkinci periyotta büyük çekişme yaşanırken, Galatasaray, Douglas’ın 3 sayılık basketiyle 14. dakika içinde maçta ilk kez öne geçti: 28-26 Karşılıklı basketlerin büyük heyecan kattığı karşılaşmanın ilk yarısı, Galatasaray’ın yaptığı üst üste kötü hücumlar ve top kayıpları nedeniyle Fenerbahçe’nin 39-35 üstünlüğü ile tamamlandı.

İlk yarıda Galatasaray’ın en skorerleri Douglas (10) ve Leuchanka (9) olurken, Fenerbahçe’de Nevin (10), Taylor ise (9) sayı buldu.

İkinci yarıda iki rakip de birbirine üstünlük sağlamaya çalışırken, soğukkanlı ve akılcı bir oyun ortaya koyan Fenerbahçe, skoru önde götürdü.

Taylor’un sayılarıyla etkili olan sarı-lacivertlilere, Galatasaray Douglas ile yanıt verdi. Periyodun bitimine 4 dakika kala ise Galatasaray rakibini yakalayarak, Leuchanka’nın basketiyle yeniden öne geçti: 51-50 Son bölümü iyi oynayan Galatasaray, Nilay’ın son saniyede uzaktan attığı 3 sayılık basketle 3. periyodu 7 sayı farkla (61-54) önde bitirdi.

Dördüncü ve son periyotta Galatasaray üstünlüğünü korumak isterken, Fenerbahçe’de Taylor farkı kapatmak için büyük çaba harcadı. Dış şutlarda Powell ve Taylor ile etkili olan sarı-lacivertli ekip, 36. dakika içinde skoru eşitledi: 69-69 Maçın son 2 dakikasına Fenerbahçe’nin 76-73 üstünlüğü ile girildi. Son bölümde özellikle dış şutlarda büyük isabet sağlayan ve Powell ile etkili olan Fenerbahçe, karşılaşmadan 84-77’lik skorla galip ayrılarak, yenilgisiz liderliğini sürdürdü.

Salon: Ahmet Cömert
Hakemler: Mehmet Kesartar xx, Ozan Çakar xx, Çetin Artan xx
Galatasaray: Nilay xx 9, Douglas xxx 18, Young xxx 16, Yasemin xx 6, Leuchanka xx 15, Tuğba x 8, Esra xx 5, Vacerova x
Fenerbahçe: Birsel xx 3, Taylor xxxx 25, Powell xxx 15, Nevriye xxx 15, Nevin xxx 13, Sutton-brown xx 6, Esmeral xxx 7, Ajawon x
1. Periyot: 20-22
Devre: 35-39
3. Periyot: 61-54

İKİ KULÜBÜN BAŞKANLARI YAN YANA İZLEDİ

Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi’ndeki Galatasaray- Fenerbahçe derbisini her iki kulübün başkanları Adnan Polat, Aziz
Yıldırım ve çok sayıda yönetici de protokol tribününde izledi.
İki başkan maç öncesi protokol tribünü dışında samimi bir şekilde sohbet etti. Polat ve Yıldırım’ın, maç sırasında da sık sık konuşması dikkati çekti.
Devre arasında geniş güvenlik önlemleri altında taraftarların arasından VIP Salonu’na geçen Aziz Yıldırım’ı, Galatasaraylı bazı taraftarlar alkışla protesto ederken, bazıları da laf attı. Aziz Yıldırım’ın dönerek bu taraftarlara
yanıt verdiği görüldü.
Başkanlar ve yöneticiler, maç sonunda protokol tribününde ayağa kalkmayarak bir süre taraftarların dağılmasını beklediler. Aziz Yıldırım, daha sonra salonun içinden geçerek dışarı çıktı.

OLAYSIZ BİTTİ

İki takımın erkek basketbol maçında yaşanan büyük olayların aksine bayanlar derbisi oldukça sakin geçerken, salonu dolduran sarı-kırmızılı taraftarlar takımlarını coşkulu bir şekilde desteklediler.
Güvenlik nedeniyle emniyet birimleri, protokol tribünü karşısındaki ve pota arkasındaki küçük tribünlere taraftar aldırmadı. Güvenlik güçleri salon dışında da geniş önemler aldı. Salona giren taraftarlar sıkı bir şekilde aranarak yabancı maddeler içeri sokulmadı. Derbi maçta, “Üç Büyükler” arasındaki anlaşma gereğince konuk Fenerbahçe’nin taraftarları salonda yer alamadı.

FENERBAHÇE NAMAĞLUP UNVANINI SÜRDÜRDÜ

Fenerbahçe, Galatasaray’ı deplasmanda yenerek, ligde 6. hafta sonunda da namağlup unvanını sürdürdü.
Sarı-lacivertliler, 6 maçın hepsini de kazanırken, Galatasaray ise 6 haftada 2. kez yenilgi aldı.

NİLAY YİĞİT DE SAKATLANDI

Derbi maçta Galatasaray’ın oyun kurucusu Nilay Yiğit sakatlandı.
İlk muayenesi salonda yapılan oyuncunun sağ ayak bileğinde bulunan bağlarda zorlanma olduğu bildirildi. Oyuncunun durumunun 2-3 gün sonra belli olacağı öğrenildi.
Sarı-kırmızılı ekipte, diğer oyun kurucu Işıl Alben’in de sakatlığı bulunuyor.

Davutoğlu: Türkiye 2023′ten önce AB’ye üye olacak

Aralık 1st, 2009

KURBAN Bayramı tatilini Afyonkarahisar’da geçiren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Amerikan dergisi Newsweek’in, son sayısında kendisi hakkında yayınladığı makaleden Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne 2023′te üye olacağı gibi bir sonuç çıkarılmaması gerektiğini belirterek, “Üyelik için 2023′ü beklemeyeceğiz” dedi.

Bayramı Afyonkarahisar’daki termal bir tesiste geçiren Bakan Davutoğlu, bugün Afyonkarahisarlı eşi Sare Davutoğlu ile birlikte şehir turuna çıktı. Afyonkarahisar Asri Mezarlığı’nda Sare Davutoğlu’nun akrabalarına ait mezarları ziyaret ederek, dua eden Davutoğlu ve eşine, eşinin akrabaları da eşlik etti. Mezarlık ardından Mevlevi Camii’ni ziyaret eden Davutoğlu çiftini, Belediye Başkanı AK Parti’li Burhanettin Çoban karşıladı. Mevlana’nın torunu Sultan Divani’nin türbe ve müzesini ziyaret eden Bakan Davutoğlu, cami çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Davutoğlu, Newsweek’in, son sayısında hakkında yayınlanan makale hatırlatılınca, şunları söyledi: “Oradaki bir yanlış anlamayı engellemek için söylüyorum. Orada soru şu idi: ‘2023’de nasıl bir Türkiye düşünüyorsunuz?’ O vesile ile ‘2023′te kendi bölgesinde etkin, komşularıyla barışık ve ekonomik olarak onlarla entegre olmuş, Avrupa Birliği üyeliğini gerçekleştirmiş, dünyanın küresel formlarında etkin, dünyanın ilk 10 ekonomisine girmiş bir Türkiye düşünüyoruz’ demiştim. Bu sözlerimden Türkiye’nin AB’ye 2023 yılında üye olacağı sonucunu çıkaranlar olmuş. AB üyeliği için 2023′ü beklemeyeceğiz. ‘2023’te üyelik gerçekleşmiş olacak’ diye orada da zikrettik. Yoksa 2023′ü bekleyelim, o tarihte üye olalım anlamında değil. Çok önce bu üyeliğin gerçekleşeceğini düşünüyoruz.” Davutoğlu, dış politikayla ilgili önümüzdeki günlerdeki olası gelişme ve ziyaretler hakkında da bilgi verirken yarın KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın Ankara’ya geleceğini kendisiyle toplantı yapacağını, ardından aynı gün Avrupa Güvenlik İşbirliği toplantısına katılmak üzere Yunanistan’a geçeceğini söyledi. Dışişleri Bakanı, şöyle devam etti: “Hemen ertesi gün, yani 2 gün sonra NATO Bakanlar Kurulu toplantısı için Brüksel’e geçeceğiz. Daha sonra da Başbakanımız ile Amerika seyahatimiz olacak. Daha sonra Balkan turumuz olacak. Yani aynı tempoda Türkiye yoluna devam edecek.”

“RAHATSIZLIĞIM YOK”
Afyonkarahisarlılar’ın da bayramını kutlayan Davutoğlu, bu kentte herkesin kaplıcalarda şifa aradığını kendisinin termal tedavi almadığını açıkladı. Bakan Ahmet Davutoğlu, “Afyon’u ziyaret nedeniyle kaplıcalarından istifade etmek istedik. Bizim türde görev yürüten herkeste olagelen bel rahatsızlığı vardı. Afyon kaplıcalarının şifası malum. Hamdolsun bir rahatsızlığımız yok. Eşim Afyonkarahisarlı. Dolayısıyla burada akrabalarımız var. Bu vesile ile onları da ziyaret etme fırsatı bulduk.” Davutoğlu, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun Afyonkarahisarlı olduğunu, hükümetin Türkiye’nin her köşesine hiçbir ayrım gözetmeksizin her bir karışını kalkındırmak ve hizmet götürmekle yükümlü olduğunu anlatırken, “Sayın Veysel Eroğlu, Afyonkarahisarlı bir bakanımız. Biz de Ali Babacan ve ben Afyon’un damadıyız. Bir şekilde kabineden mutlaka her bir ilimizde o veya bu şekilde ilişkisi olan bakanımız var. Herkes de Türkiye’nin her yerine hizmet etmekle yükümlüdür” diye konuştu.

GEZMEMİZ NORMAL

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, 3 ay içinde 70 ülke gezdiği hatırlatılırken “Yorucu olmuyor mu?” sorusuna şu karşılığı verdi: “Bu, Dışişleri Bakanı olmanın doğal sonucu. Ancak her Dışişleri Bakanı böyle bir zorunluluk ile karşı karşıya kalmıyor. Türkiye gibi tarihi kökü zengin, coğrafi sorumlulukları, coğrafi alanı geniş olan ülkelerin Dışişleri Bakanları bunu yapmak zorundadır. Biz de bununla onur duyuyoruz. Bu bizim için ülkemize ödememiz gereken doğal bir borç. O bakımdan eksik bir sorumluluk, yük gibi görmemek gerekir. Bundan sonra çok daha fazla ülkeyi çok daha kısa sürede ziyaret etmek gerekiyorsa onu da yapacağız.” Bakan, Ankara’ya hareket etti.

Kandil ve Mahmur’dan gelen PKK’lılar ilk kez basın toplantısı düzenledi

Aralık 1st, 2009

“Kışkırtma nedeniyle şimdilik batıya açılmıyoruz”

ÇETEBAŞI Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine Irak’taki Kandil Dağı ve Mahmur Kampı’dan 19 Ekim’de Türkiye’ye giriş yapan PKK’lı grubu, ilk kez İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. İki grup adına konuşan Gülbahar Çiçekçi, bölgede sağduyunun hakim olduğunu ve bugüne kadar olumsuz bir davranış ile karşılaşmadıklarını ifade ederek, “Amacımız öncelikle batıdaki vatandaşlarla kucaklaşmaktı. Ancak, batıda yaratılan ortam ve kışkırtmalar nedeniyle, süreci tıkamamak için şimdilik batıya açılmayı düşünmüyoruz” dedi.

Irak’taki Kandil Dağı ve Mahmur kampından 19 Ekim’de Habur Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye gelen 4’ü çocuk 34 kişilik PKK’lı grubu, ilk kez basın mensuplarının karşısına çıktı. İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’nde gerçekleştirilen ve Mahmur ile Kandil’den gelen 17 PKK’lının katıldığı basın toplantısında iki grup adına açıklamayı Kandil Grubundan gelen PKK’lı Gülbahar Çiçekci yaptı. Kürt sorununun Cumhuriyet’in en köklü ve temel sorunu olduğunu söyleyen Çiçekci, PKK’nın da bu sorunun sonucu olarak doğduğunu söyledi. Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine her şeyi göze alaraka barışa ve demokratik çözüm sürecinin gelişmesine katkı sunmak için, Kandil ve Mahmur’dan iki grup şeklinde Türkiye’ye geldiklerini söyleyen Çiçekci, şöyle dedi:

ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜ OLMAZSA OLMAZ KOŞULDUR
“Ülkeye girişimizde halkımızın bizim şahşımızda barışa ve demokrasiye olan özlemini içtenlikle dile getirmesi dahi, çözümden yana olmayan kesimler tarafından aşırılık ve şov olarak nitelendirildi. Ne var ki son günlerde Kürt halkının siyasi irade olarak kabul ettiği Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik insanlık dışı yaklaşım, çözümü geliştirmek bir yana daha çok çözümsüzlüğü derinleştirmektedir. Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü demokrasi ve barışın sağlanmasının olmazsa olmaz koşuludur. Onurlu ve kalıcı bir barışın inşası ancak bu koşula bağlıdır. Oysa mevcut imha konseptiyle Öcalan’ın yaşam hakkı ciddi bir tehdit altına girmiştir. Bu durum barışı geliştirmek bir yana, toplumu kaos ve kutuplaşmaya doğru sürüklemektedir.”

GELİRKEN AMACIMIZ BATI İLE KUCAKLAŞMAKTI
Basın açıklamasından sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gülbahar Çiçekci, Türkiye’ye gelişlerinin tarihi bir gün olduğunu, halkın barışa olan özlemini, barış isteğini bir kez daha haykırdığını ifade ederek, “Ancak, CHP ve MHP bu süreci sekteye uğrattı. Bu anlamda sıkıntılar yaşandı. Biz gelirken amacımız öncelikle batıdaki vatandaşlarla kucaklaşmaktı. Ancak, batıda yaratılan ortam ve kışkırtmalar nedeniyle süreci sekteye uğratmamak için şimdilik batıya gitme konusunda kaygılıyız. Şu anda bölgede görüşmelerimizi yapıyoruz. Bölgede sağduyu hakim, bugüne kadar olumsuz bir davranış ile karşılaşmadık. Biz süreci tıkamamak için şimdilik batıya açılmayı düşünmüyoruz. Bölgedeki sağduyu ortamı gibi batıda sağduyu ortamının gelişmesini bekliyoruz. Bizim ile ilgili yapılan yaklaşımlar ve değerlendirmeler çok gerçekçi değildir” dedi.

HÜKÜMET, MAHMUR DIŞINDAKİLER İÇİN DEĞERLENDİRME YAPIYOR OLABİLİR
İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın, ‘Bayramdan sonra Mahmur’dan gelişlerin devam edeceği’ değerlendirmesinin hatırlatılması üzerine PKK’lı Gülbahar Çiçekci, İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın açıklamalarının çok gerçekçi olmadığını söyledi. PKK’lı Çiçekci, “Biz gelirken Mahmur’dakilerin taleplerini söylemiştik. Ana dilde eğitim, Anayasal güvence, güvenlikli ortamda yaşama ve koruculuk sisteminin getirdiği sorunlar var. Mahmur’da 5 bin öğrenci vardır. Eğitim sorunu var. Bunlar gelip burada yeniden 1’inci sınıfta mı başlayacaklar. Üniversite mezunu bir arkadaşımız notere gittiğinde sadece Türkçe bilmiyor diye cahil muamelesi gördü. Mahmur’dan gelişler ile ilgili hiç bir altyapı çalışması yoktur. Altyapı olmadan onların geleceğini sanmıyoruz. Mahmur’da 12 bin kişi vardır. Mahmur’un dışında 8 ayrı kamp daha vardır. Sayın Bakan bu açıklamaları orada yaşayan insanlar üzerinden yapmış olabilir. Onların çoğu da zaten Irak vatandaşı olmuştur” diye konuştu.

Boğazı kesilerek öldürüldü

Aralık 1st, 2009

ADANA’da ‘sinemaya gidiyorum’ diye ailesine cep telefonundan mesaj çeken ve dün akşamdan beri kendisinden haber alınamayan 20 yaşındaki Tuğçe Anlaş, Seyhan Baraj Gölü kıyısında boğazı kesilmiş ve 28 yerinden bıçaklanarak öldürülmüş halde bulundu.

Bugün saat 15.30 sıralarında Seyhan Baraj Hidroelektrik Santrali’nin Yüreğir yakasındaki sahilinde dolaşanlar, kayalıklar arasında boğazı kesilmiş halde yerde kadın cesedi gördü. Yapılan ihbar üzerine gelen polis ekipleri, dün akşamdan bu yana kayıp olduğu bildirilen Tuğçe Anlaş’ın cesedini buldu. Ceset üzerinde yapılan incelemede genç kızın boğazının kesildiği, kalbine yakın bölgelerden 28 kez bıçaklandığını belirlendi.

Çevreyi araştıran polis, genç kızın çantasını cesedinin 20 metre kadar uzağında suya atılmış halde buldu. Cinayette kullanıldığı sanılan ekmek bıçağı da havluya sarılı halde cesedin yanında bulundu. Ceset otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, cinayetin aydınlatılması için çok yönlü soruşturma başlatıldı.

Karakola saldırı MOBESE kamerasında

Aralık 1st, 2009

Bugün de 200 kişi, yine sloganlar atarak yürüyüş yaptı

HAKKARİ’nin Yüksekova İlçesi’nde, yaklaşık 30 kişilik grup, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşullarının iyileştirilmesini isteyerek yasadışı gösteri yaptı. Sokaklarda ateş yakıp, barikat kuran ve kendilerine taş atan göstericilere, polis gözyaşartıcı bombayla müdahale etti.

Bugün sabah saatlerinde, Cengiz Topel Caddesi’nde toplanan kalabalık, terör örgütü PKK’nın kuruluş yıldönümü ve terörisbaşı Abdullah Öcalan’ın cezaevi koşullarına dikkat çekmek amacıyla çarşı merkezinde gösteri yapmaya başladı. Ateş yakıp sloganlar atan ve yollara barikat kuran 30 kişinin dağılması için polis uyarılar yaptı. Uyarılara rağmen dağılmayan göstericiler polise taşla karşılık verdi. Bunun üzerine polis, göstericelere gaz bombaları ve tazyikli suyla müdahale etti. Çıkan olaylarda bazı bankaların camları da göstericiler tarafından atılan taşlarla kırıldı.

Bu arada bayramın dördüncü günü olması nedeniyle kent merkezinde açık olan bazı işyerleri de çıkan olaylar yüzünden kepenklerini kapatmak zorunda kaldı. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı ilçede olaylar ara sokaklarda devam etti.

MERSİN’DE DE OLAYLAR ÇIKTI
MERSİN’de, terör örgütü PKK’nın sözde kuruluş yıldönümü nedeniyle terör örgütü yandaşlarının Siteler Polis Merkezi’ne molotof ve havai fişek atarak saldırması, MOBESE kameralarınca görüntülendi. Görüntüler, kare kare incelenip, terör örgütü yandaşlarının kimliklerinin belirlenmesine çalışılıyor. Bugün de biraraya gelen 200 kişi, yine sloganlar atarak Siteler Polis Merkezi’ne doğru yürüyüşe geçti. Polis, yasadışı gösteri yapan gruba panzerle müdahale edip dağıttı.

Sayıları 400′e yaklaşan PKK yandaşının karakola yönelik saldırısında, olayların öncesinde ve sonrasında kaydedilen görüntüler, Mersin Emniyet Müdürlüğü bünyesinde kurulan MOBESE merkezinde incelemeye alındı. Siteler Polis Merkezi çevresi ile Yeni Pazar, Şevket Sümer ve Güneş mahallelerindeki MOBESE kameralarının çektiği görüntüler, kare kare büyüteç altına alınıp, terör örgütü yandaşlarının kimliklerinin belirlenmesine çalışılıyor.

Olaylarda eylemci grup içinde yer alan ve grubu dağıtmak için karakoldaki polislerin havaya ateş açması sonucu yaşanan kargaşada, silahla göğsünden ve sağ kolundan yaralanan 16 yaşındaki Ş.A., kaldırıldığı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde ameliyat edildi. Hayati tehlikeyi atlattığı öğrenilen Ş.A.’nın yasa dışı gösterilere katılıp katılmadığı araştırılıyor.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinden gelip Mersin’e yerleşenlerin yoğunlukta yaşadığı Yeni Pazar, Şevket Sümer ve Güneş mahallelerinde polis bugün geniş güvenlik önlemleri aldı. Saldırının yapıldığı Siteler Polis Merkezi çevresinde de panzer destekli özel tim ve çevik kuvvet polislerinin önlemleri devam ediyor.

BUGÜN DE GERGİNLİK ÇIKTI

Bugün saat 14.00 sıralarında da aynı semtte, ara sokaklarda biraraya gelen 200 gösterici, yine sloganlar atarak Siteler Polis Merkezi’ne doğru yürüyüşe geçti. Polis, yasadışı gösteri yapan grubu, dağılmaları yönünde uyardı. Polisler, uyarılara rağmen dağılmayan kalabalığa panzerlerle müdahale etti. Müdahaleyle, göstericeler ara sokalara dağıldı. Gün boyunca ara sokaklarda polisle, aralarında çocukların da bulunduğu göstericiler arasında kovalamacalar yaşandı. Polis, özellikle Siteler Polis Merkezi çevresinde güvenlik önlemleri üst seviyede tutmaya devam ediyor.

Karabük’te domuz gribinden ikinci ölüm

Aralık 1st, 2009

KARABÜK’ün Eflani İlçesi’nde, 22 yaşındaki Satiye Berber domuz gribi teşhisiyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Karabük’te domuz gribinden ikinci ölüm gerçekleşti.

Geçen hafta 25 yaşındaki Caniye Aydoğan’ın domuz gribinden ölümünün ardından, Karabük’te hastalıktan ikinci ölüm gerçekleşti. Eflani’ye bağlı Demirli Köyü Ovacık Mahallesi’nde oturan Satiye Berber, yaklaşık 15 gün önce rahatsızlandı. Eflani Sağlık Ocağı’na başvuran Satiye Berber yapılan ilk muayenenin ardından Karabük Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Yaklaşık 10 günlük tedavinin ardından Ankara Numune Hastanesi’ne sevk edilen Satiye Berber burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Bayramın birinci günü tedavi gördüğü hastanede yaşamını kaybeden Satiye Berber, önceki gün köyünde toprağa verildi.

Düğün yolunda facia: 3 ölü, 8 yaralı

Aralık 1st, 2009

ADANA’nın İmamoğlu İlçesi’nde, hatalı sollama nedeniyle meydana gelen kazada 3 araç birbirine girdi. Araçların şarampole savrulduğu kazada, düğüne giden aynı aileden 3 kişi öldü, 8 kişi yaralandı.

Kaza, bugün saat 15.30 sıralarında, İmamoğlu İlçesi’ne 5 kilometre kala Adana- Kozan karayolunda meydana geldi. İmamoğlu’ndaki düğüne giden 21 yaşındaki Mustafa Altunkaynak yönetimindeki 01 SC 161 plakalı Şahin marka otomobil, karşı yönden gelen ve sürücüsü belirlenemeyen 01 EG 752 plakalı hafif ticari araçla kafa kafaya çarpıştı. Arkadan gelen sürücüsünün kimliği belirlenemeyen 01 GE 827 plakalı kamyonet de yolun ortasında araçlara hızla çarptı. 3 araç da şarampole savruldu. Kazada Mustafa Altunkaynak ile beraberindeki 22 yaşındaki Mukaddes Altunkaynak ve 44 yaşındaki Fatma Altunkaynak otomobilde sıkışarak can verdi. Kazada 3 araçta bulunan toplam 8 kişi de çeşitli yerlerinden yaralandı. Yaralılar olay yerine çağrılan ambulanslarla İmamoğlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Araçlarda sıkışan cesetlerin çıkarılması için Adana Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’ne bağlı arama kurtarma ekibi CANKUR sevk edildi. CANKUR ekibi, kesici aletler kullanarak hurdaya dönen araçtaki cesetleri güçlükle çıkardı. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

“Metrobüse zam tepkileri haklı”

Aralık 1st, 2009

Topbaş: Metrobüs zammına tepki gösterenler haklı ama kurum zarar ediyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Fatih Edirnekapı Garajı’nda İETT Avrupa yakası personeli ile bayramlaştı.Burada toplanan çalışanlarla tek tek bayramlaşan Topbaş’a çocuklar da yoğun ilgi gösterdi.Başkan Topbaş elini öpen çocuklara 10’ar lira harçlık verdi.

TOPBAŞ SORULARI YANITLADI
Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Topbaş, yeni tramvaylara ilişkin şunları söyledi; “İstanbul hizmete doymuyor.Gerçi bütün metropollerde böyle.New York metrosu yetmiyorsa, Tokya’da trafik ile ilgili problemler yaşanıyorsa İstanbul’da da tabi ki yaşanacak…Biz bunu rahatlatmak amacıyla bir dizi yatırımlarımız devam ediyor.Yeni tramvaylarımız da tabiki şehre yetmeyecek.2010 yılı itibari ile yeni metro hatları sokacağız.Deneme sürüşleri ile tramvaylarımız hizmete başlayacak.İstanbul’daki toplu taşıt kullanma oranı artıyor. Sevindirici olan şu; İstanbul’da günde toplu taşıma aracı kullanan insan sayısı yaklaşık 14 milyon. Sadece metrobüs 700 binin üzerinde insan taşıyor.Biz en büyük yatırımımızı ulaşıma ayırdık.Ayın 5’in ağırlıklı olarak Üsküdar- Haliç arası çalışacak iki gemi sefere çıkacak, bir gemimizde denize indirilecek.”

“ZAMA GÖSTERİLEN TEPKİLER HAKLI ANCAK…”
Metrobüs’e yapılan zammın hatırlatılması üzerine Topbaş,”Vatandaş, öğrenci tepkisinde haklıdır.Kendine göre bir bütçeleri var çünkü.Biz zam konusunda çok hassas davrandık.Mümkün mertebe yapmamaya çalıştık ama kurum zarar ediyor .Ayda 11 , 12 milyon civarında zarar eden bir kurum var.Çalışanların ücretlerindeki geçikmeleri ortadan kaldırmak için kaynaklar oluşturmak zorundayız.Belediye bütçesinden zaman zaman aktarıyoruz ama yeterli olmuyor.Bizim metrobüse yaptığımızı zam olarak değerlendirmemek lazım.Evet bir artış var.Ama bu hat 42 km bir hat.Bu hat diğer şehirlerden çok daha ucuz.Kısa mesafede kullananlar için fazla gelebilir. Avcılar’dan Söğütlüçeme’ye giderken 2 lira ödeyen var, 5 durak içinde iki lira ödeyen var. İşte bunları düzenlemek için çalışıyoruz.Yeni sistemler yaptırıyoruz.Geçtiği durak sayısı kadar bir bedel ödeyebilsin, diğerini geri alsın diye.Böyle bir sistem geliştiriyoruz.Bizim bütçemiz İstanbulluların parası.Kendi iş hayatımda göstermediğim kadar hassasiyet gösteriyorum.Bu para emanet bir para…Bütçemiz şehrin nüfusuna baktığımızda fazla değil.Moskova ile aramızda 3 kat bütçe farkı var mesela.”diye konuştu.

İETT ARAZİSİNİN DUBAİLİLERE SATIŞI
“İETT arazisi ile ilgili Dubaililerin projesi ne durumda?” şeklindeki bir soruya Başkan Topbaş,”İETT arsası, belediyenin kasasına ulaşımda kullanmak üzere bir kaynak olarak düşündüğü alan. İki yıl önce eski rakamla 1 katrilyon 156 trilyon girmesi gerekiyordu.Bu para girmediğine göre kim kar da kim zararda?Buna mani olanlar düşünsün.Bu para ile bir takım sıkıntılar ortadan kalkmış olacaktı.Bu parayı biz kasamıza sokmalıyız.Biz o arsanının değerlendirmesini mutlaka yapacağız.O şirket tamamen yok olmadı.Belki şirket tekrar devam edebilir.Biz oradaki Danıştay’ın imar ile ilgili vermiş olduğu kararı düzenleyecek yeni imar çalışması yapacağız.”diye yanıt verdi.

KURBAN KESİM MANZALARI
Kadir Topbaş, kurban kesiminde yaşanan manzaraların hatırlatılması üzerine, “Biz kesim alanları oluşturduk ama maalesef bu yerler istediğimiz yoğunlukta kullanılmadı.Belki ücret tarifesi etkili olmuştur.Bu tarifeyi yeniden düzenleyeceğiz.Bu yerlerin istediğimiz oranda çalışmadığını gördük.İkazlar yapılıyor.Her fert bu şehre yakışır davranmalı.Artık bizim kendi alışkanlıklarımıza göre hareket etme lüksümüz yok.Kurbanların 4 gün kesilebilecek olmasına rağmen, vatandaşların 1. günün ilk saatlerine sıkıştırmak sureti ile bu kesimleri yaptığı için de sıkıntılar ortaya çıkmaktadır.Cezalar tabiki bir miktar caydırıcı ancak burada cezadan öte bir mantığın, davranış biçiminin oluşması lazım.”şeklinde konuştu.

ÇİKOLATA İKRAM EDEN ÇOCUKLA ŞAKALAŞTI
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Topbaş, minik bir çocuğun çikolata ikramı üzerine keyifli anlar yaşadı.Minik çocuğu ’Kaç tane alabilirim?” diye soran Topbaş, çocuğun ’Bir tane alabilirsiniz’ diye yanıt vermesi üzerine kahkaha attı.Başkan Topbaş buradaki programın ardından garajta bekleyen metrobüse binerek Hasanpaşa garajına gitti. Başkan Topbaş’ın metrobüse binerek akbil bastığı görüldü

İsviçre’deki minare yasağına Avrupa’dan tepkiler yağıyor

Aralık 1st, 2009

İsviçre’de yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmeyeceğine karar vermek amacıyla yapılan referandumda, seçmenin yüzde 57,5’inin yasağa destek vermesi Almanya’da geniş yankı buldu.
Berliner Kurier gazetesi, “İsviçre, Minarelere Karşı Oy Kullandı” başlığıyla verdiği haberde, “Alp ülkesinin yüzde 57,5’i ülkenin itibarını yıktı” yorumunda bulundu.
Haberde, Bern hükümetinin, İsviçre parlamentosunun, kiliselerin ve ekonomi birliklerinin 2007 yılında başlatılan minareleri yasaklama inisiyatifine karşı çıktıkları, ancak başarılı olamadıkları belirtildi.
Ekonomi ve turizm birliklerinin, bu referandum sonucunun ülkenin imajına zarar vereceği yönünde endişe duydukları ifade edilen haberde, birliklerin İsviçre’nin çoğulculuk ve din özgürlüğü gibi değerlere sahip çıkması ve ülkenin nefret ve yabancı düşmanlığıyla bağlantılı hale getirilmemesi yönünde uyarılarda bulundukları kaydedildi.
B.Z gazetesi de “Minare Yasağı Dünyayı Öfkelendirdi” başlığını kullanarak, Vatikan’ın da bu sonucu eleştirdiğine dikkati çekti.
Frankfurter Rundschau gazetesi de, “İsviçre Sağa Kaydı” başlığıyla duyurduğu haberde, İsviçre halkının Müslümanları şoke ettiği belirtildi.
Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Federal Meclis Üyesi Wolfgang Bosbach, Berliner Zeitung adlı gazeteye yaptığı açıklamada, İsviçre’deki bu sonucunun ciddiye alınması gerektiğini, sonucun Almanya’da geniş çevrelerde bulunan “toplumun İslamlaşma korkusunun” bir ifadesi olduğunu kaydetti.
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis Üyesi Sebastian Edaty, aynı gazeteye yaptığı açıklamada, İsviçre’deki sonucun problemli olduğunu, din özgürlüğünün garanti altına alınması için çeşitli dinlere mensup insanlar için ibadethanelerin yapılmasına olanak sağlanması gerektiğini, İsviçre’deki gibi bir sonucun Alman Anayasası’na uygun olmadığını kaydetti.
Berlin Eyalet Parlamentosu Sosyal Demokrat Parti üyesi Bilkay Öney de, İsviçre’de yaklaşık 400 bin Müslümanın yaşadığına ve sadece 4 tane minareli caminin bulunduğuna dikkati çekerek, “Kendini tarafsız olarak kabul eden bir ülkede 4 tane minare sorun oluyorsa, o zaman Allah oradaki Müslümanlara yardım etsin” dedi.
Buradaki asıl sorunun ne minare ne de camiler olduğunu ifade eden Öney, burada yaşanan asıl sorunun Müslümanlara karşı ön yargı ve Müslümanları radikalleştirmeye iten Müslüman düşmanlığı olduğunu, camileri ve minareleri yasaklayarak kökten dinciliğin önlenemeyeceğini, bunu İsviçre halkının bilmesi gerektiğini belirtti.
Federal Meclis Başkanvekili Yeşiller Partili Katrin Göring-Eckardt da, Alman İkinci Televizyon Kanalı ZDF’ye yaptığı açıklamada, İsviçre’deki sonuçtan dolayı sarsıldığını belirterek, “Din özgürlüğü konusunda oylama yapılmaz” dedi.
Oylamanın minarelerle ilgili bir konu olduğunun söylendiğini, ancak gerçekte din özgürlüğünün oylandığını ifade eden Göring-Eckardt, ilk önce bu sonucun Müslümanların İsviçre’ye hoş gelmedikleri anlamına geldiğini kaydetti.
Göring-Eckardt, Bosbach’ın sonucun ciddiye alınması yönündeki açıklamasını da eleştirerek, Bosbach’ın ne dediğini düşünmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Fransa’dan İsviçre halkının minare kararına tepki

Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, İsviçre’de yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmeyeceğine karar vermek amacıyla düzenlenen referandumda, seçmenin yasağa destek verme yönündeki kararının “bir hoşgörüsüzlük ifadesi” olduğunu belirtti.
Bernard Kouchner, RTL radyosuna yaptığı açıklamada, “bu karardan ötürü biraz kızgın olduğunu, çünkü minare yapılamamasının bir dine baskı yapma anlamına geldiğini” söyledi.
İsviçrelilerin en kısa zamanda bu karardan geri döneceğini ümit ettiğini belirten bakan, “bunun bir hoşgörüsüzlük ifadesi olduğunu ve kendisinin de hoşgörüsüzlükten nefret ettiğini” kaydetti.
Referandumda, seçmenin yüzde 57,5’i yasağa destek vermişti.
Öte yandan Kouchner, Le Figaro gazetesine verdiği demeçte de, İran’ın uranyum zenginleştirme çabalarına değindi ve sorunun diplomasi yoluyla çözümünde Tahran yönetimine “son bir şans tanınması” gerektiğini söyledi.
Fransa Dışişleri Bakanı, daha sert AB yaptırımı getirilmesinin ne derece caydırıcı olacağının sorulması üzerine, “Diyaloğa son bir şans tanıyalım” diye konuştu.
İran’ın, yakıtın kullanılacağı sadece bir nükleer tesisi olmasına rağmen, 10 yeni uranyum zenginleştirme tesisi inşa edeceğine yönelik açıklamasını sorgulayan Kouchner, Tahran yönetiminin, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun taleplerini reddetmesinin büyük bir tehlike arz ettiğini kaydetti.

AB Dönem Başkanı İsveç’ten İsviçre’ye tepki

AB Dönem Başkanı İsveç, İsviçre’nin yeni minare yapımına yasak getirilip getirilmemesi konusunda referandum düzenlemesine tepki gösterdi.
AB adalet ve içişleri bakanları toplantısına katılan İsveç Göçmen Bakanı Tobias Billstrom, “İsviçre’nin referandumuna epey şaşırdım. Bence bu tür konuları referanduma götürmek biraz garip” dedi.
Billstrom, “İsveç’te biz bu tür konuları şehir planlaması kapsamında ele alıyoruz. Yapıların ne kadar yüksek olabileceğine ve inşa edilip edilemeyeceğine bizde şehir planlamacıları karar veriyor” diye konuştu.
Bakan Billstrom, dini özgürlükler nedeniyle İsveç’te benzer bir referandum düzenlenmesinin çok zor olduğunu vurguladı.
İsviçre’de dün yapılan referandumda seçmenlerin yüzde 57’den fazlası, yeni minare inşaatının yasaklanmasına destek vermişti.